PTT

Konu: PTT

Yaklaşık 1 haftadır PTT ile uğraşıyorum. En başından yazacağım…

Beklediğim 1 paket var ve bunun için oturduğum yer Levent PTT`ye bağlı olduğundan oraya gittim. Derdimi kapıda bulunan güvenliğe anlattıktan sonra en son gişeye yönlendirildim. Gişedeki görevliye derdimi anlattıktan sonra aldığım yanıt “içeriye geç oraya sor” oldu. Neyse geçtim içeriye içeride oturan bey ile diyaloğum;

- Merhaba bir paket bekliyorum şuradaki bey beni size gönderdi.
- Paket bekliyorsunuz demek, ne güzel.
- …. (Bende duygularımı sizinle paylaşmaya geldim zaten) Neyse ben size barkod numarasını vereyim bi bakabilir misiniz?
- Onu 3. kata soracaksınız.
- Peki teşekkürler…

Neyse çıktım odadan ama etrafta merdiven yok! Geri döndüm odaya.

- Pardon 3. kata nasıl çıkacağız?
- Binadan dışarıya çııp binanın etrafında dönün, yangın merdiveninin yanında küçük bir kapı var oradan girin 3. kata çıkın.
- Yangın merdiveni mi? Peki teşekkürler…

Çıktım dışarıya binanın etrafında dönerek yangın merdiveninin yanında bulunan küçük kapıya ulaştım. Bir an inşaatta zannettim kendimi. Etrafı küf kokusu ve nem kaplamıştı, penceereden içeriye sızan loş ışığın altında katları çıkmaya başladım.

1. Kat: Arşiv
2. Kat: Demirbaş odası
3. Kat: Çay ocağı!

Şaşkınlıkla girdim 3. kattan ve çay ocağının yanında bir masada bilgisayarda bir şeyler yapan bir bayana yaklaştım. “Beni aşağıdan gönderdiler bir paket bekliyorum barkod numarasını vereyim size kontrol edebilir misiniz” dedim. Bayan peki dedi ve internetten sorgulama yaptırdı. Hiç bir şey söylemeden elini uzattı ve elimde bulunan kağıdı alarak, elinde tuttuğu bir birine bantla yapıştırılmış kırmızı ve mavi tükenmez kalemi kullanarak bir şeyler yazdı ve geri verdi. Bir numara yazdığını ama aradığımda Musa Bey’in yerinde olmayacağını söyledi. Kendimi kamera şakasında gibi hissetmeme engel olamadım ve “bu telefon numarası mı?” dedim. Bayan “Evet” diye cevap verdi. Teşekkür edip merdivenlere yöneldim. Bu sırada aşağıya doğru 4 kat inmişim yanlışlıkla bodruma geldim. Hatamı telafi edip 1 kat daha yukarıya çıkarak binadan uzaklaştım.

Telefon numarasını aradım ve Musa Bey gerçekten yerinde yoktu. Operatöre bağlandım ve derdimi anlattım, telefondaki bayan “ben sizi paket servisine yönlendireyim” dedi. “Peki” diyerek bekledim. Karşıma yeni bir bayan çıktı. Telefonu “Evet” diyerek açtı. Neyse derdimi anlattım kontrol etti ve “Henüz gelmemiş iyi günler” dedi. Aynı şekilde cevap vererek telefonu kapattım.

Sonraki 2 günü yazmıyorum. Bugün olanlarla devam edeceğim.

İnternetten barkod numarası ile sorgulama yaptım ve paketin İstanbul Paket Dağıtım Merkezi`nde olduğunu öğrendim.

Aynı numarayı bulamadığım için 444 1 PTT`yi arayarak ulaşmaya çalıştım. Ancak telefon sürekli meşgul çaldı. Nasıl müşteri hizmetleri hiç anlamadım. Böyle olmayacak diyerek eski numarayı aramaya koyuldum ve buldum. Operatöre bağlanarak çıkan bayana derdmi anlattım beni gene bir yerlere bağladı. Neyse başka bir bayan çıktı derdimi tekrar anlatım ve bana verdiği yanıt ve konuşmamızın bir bölümü şu şekilde;

- Henüz merkezimize böyle bir paket ulaşmamış pazartesi arayın.
- Ama internetten sorguladım ulaştı görünüyor bu paket postaya verileli 13 gün oldu.
- Yok ulaşmamış, ulaşmış olsa ben burada görürdüm.
- İnternette bulunan bilgiyi kim giriyor?
- Bilmiyorum bende görünmüyor.
- Neyse iyi günler..
- Size de…

—————-

Uzun lafın kısası. Bir yere posta ile paket yollmayın elden teslim edemiyorsanız kargo şirketlerine yönelin yoksa emin olun arada bulunan fiyat farkını karşı taraf zaten telefon ve yol parası olarak fazlasıyla karşılıyor. Paket bekliyorsanız fiyat farkını cebinizden verin ama kargoyu tercih edin. Allah kimseyi böyle durumlra düşürmesin…

24.04.2008 – İstanbul

  • Share/Bookmark

Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 üzerinden takip edebilirsiniz. Yorum yazabilir veya sitenizden trackback bırakabilirsiniz.

Yorum yazın

XHTML: Şu tagları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>